Yazdır

ali galip baltaoglu 2.5 yıl Serik belediyesinde çalıştım. Siyasi bir kurumda çalışmanın ne olduğuyla ilgili yeteri kadar fikir sahibi oldum. Bu hakaret uzmanı tipleri buralarda tanıdım. Hâlbuki bu şahsı da ben tanımazdım. Yorumlarından anladım ki o beni tanıyormuş!

Devletimiz tarafından iki ay alıkonduğumuzda, meydan bu tür müfterilere kalmış. Frenleri tutmamış. Zevkten dört köşe olmuşlar. Sosyal medyada kendilerini muzip ve sevinçli hissetmişler. Elimiz kolumuz bağlı olduğu yani cevap veremeyecek durumda olduğumuz için arkamızdan attıkça atmışlar. Onlar için bundan sonra  bedel ödeme zamanı. Bu tür arkadaşlarla ilgili yasal girişimlerimi başlattım. Ancak bir kereye mahsus sosyal medyadan kendilerine sesleneceğim.  (Cengiz Yıldırım gibi birkaç kişi daha var) Her ne kadar hak ve hukuk dilinin bu arkadaşların anlamadığı dil olduğunu bilsem de bir kereye mahsus sesleneceğim.

RASİM DEMİRKAN’A CEVABIMDIR.

 Rasim DEMİRKAN adlı görmediğim, bilmediğim ve  tanışmadığım avukat olduğu rivayet edilen

kişiye sesleniyorum. Rasim Bey yaşınızı başınızı almışsınız. Yanlış işlerin içindesiniz, iftiralarda bulunuyor, başkalarını karalayarak temizleneceğinizi zannediyorsunuz. Yanılıyorsunuz!  Bu durumu yaşınıza başınıza nasıl yakıştırıyorsunuz, bilmiyorum. Gerçekte acınası bir durumdasınız. Göz altına alındıktan sonra, resimlerimi yayınlamış ve benim kendinize tuzak kuranlardan biri olduğumu iddia etmişsiniz. Neml Suresinden bir  ayet yayınlayarak bir de Allah adının arkasına saklanmaya yeltenmişsiniz. Benim tanıdığım Allah (c.c.) sizin gibileri cehennemine atmak zalimliklerinizi cezalandırmak için var!

Çok ayıp! Allah adı siz gibilerin ağzına hiç yakışmıyor! Allah adıyla aldatma girişimini ben affetsem, Allah affetmez. Ayrıca da yemezler.

Ben sizin türünüzde adamların uzmanı ve panzehriyim. Yaşayarak öğreneceksiniz!

Bakın Rasim efendi ve benzeri zevat, tekrar ediyorum. Benim etim size sert gelir. Neden hâlâ  inanmak istemiyorsunuz? Ben sizin yiyebileceğiniz türde bir adam değilim. Cahilane ve  şark kurnazlığından öte geçmeyen iş ve eylemlerle ömrünüzü heba ediyorsunuz. Ben kimseye tuzak kurmadım ve kurmam. Ama sizin kurduğunuzu biliyorum. Nasıl kurduğunuzu biliyorum. Bunun için hangi argümanları kullandığınızı biliyorum. Kimlerle işbirliği içinde olduğunuzu  da biliyorum. Bir tek ben bilmiyorum. Fikir sahibi olacak kadarını siyasetle ilgilenen bütün Serik biliyor. Hatta, devletin bu işleri takip eden organları da biliyor!

Bir de ortalarda dolaşıp, bizzat kendi işlediğiniz fiilleri bana veya düşman gördüğünüz belediye başkanı Ramazan ÇALIK’a yönelterek namuslu gibi davranıyorsunuz.   Ramazan ÇALIK’a olan düşmanlığınızı benim üzerimden götürüyorsunuz. Sözde siyasetçisiniz.   Son zamanlarda Allah kitap ağzınızdan düşmüyor!  Büyük siyasetçiniz ya! Şöyle bir aynaya bakın lütfen!  Serikli yiyor mu bu numaralarınızı? Öyle mi zannediyorsunuz?

Tekrar ediyorum. Ben tuzak kurmam. Tuzak kurmaya ihtiyaçta duymam. Gerekiyorsa, yaptığımın doğruluğuna inanmışsam, doğrudan gereğini yaparım. Kimseye sormam, kimseye de hesap vermem. Aynen şimdi yaptığım gibi.

Tuzak neye denir biliyor musunuz? Sizin yaptığınıza? Eski belediye başkanı yardımcılığında bulunan Serikli bir vatandaşı  cezaevinde neden ziyaret ettiniz?  Bu arkadaşa Ramazan ÇALIK FETÖ’cü dersen, seni çıkartacağız teklifini götürdünüz mü, götürmediniz mi? Ben götürdüğünüzü biliyorum. Bütün Serik biliyor. Bu konu devletin resmi evraklarında geçiyor. İfadelerde geçiyor. Ben bu beldenin savcısı olsaydım, bu konuyu araştırırdım. Sayın savcı araştırmadı ve takipsizlik kararı verdi diye aklandığınızı mı düşünüyorsunuz? Savcılar bu durumu araştırmadıysa bu benim değil devletin sorunudur! Vardır onlarında kendilerince bir bildiği! Ama  bu bir sorun! İşte  bu devlet sorunu, sizin gibi adamların böyle yüksek perdeden konuşabilmenize sebep oluyor maalesef. Gün olur bu işlerin arkası da deşilir. Yanınıza kalacak sanmayın. 

Şayet benim bu iddiama yalan diyorsanız, benim hakkımda suç duyurusunda bulunun. Şu dosyanın tekrar açılmasına belki vesile olursunuz. Ben böyle bir şey yapmadım diyorsanız, devletin belgelerine gideriz. İlgilisine sorarız, Mustafa Bey’e sorarız. Gerçek ortaya çıkar.  Ben düşünüyorum.! Eski Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Bey  neden  size  böyle bir iftira atsın? Neden böyle bir iddia ifadelere geçsin?  Hiçbir sebep bulamıyorum. Cezaevine sebebi ziyaretinizi bir açıklayın hele! Mustafa Bey’in yanına hal hatır sormaya mı gittiniz?

Söylenilen yalanlara inanılan ve doğruyu söyleyenin hakaret ve iftiralarla susturulmaya çalışıldığı toplumlar iflah olmazlar. Bir zamanlar Manavgat’ın Serik’e Pazar yapmaya geldiği halde bugün neden çok gerilere düştük, denilerek Serik ilçesinin neden geri kaldığı sorgulanıyor. Burada çalıştığım süre zarfında gerçek Seriklilerin bu hayıflanmalarına hep şahit oldum. Ben bunun sebebini artık biliyorum! Yıllarca bu güzel coğrafyada sizin gibi kişiler ve  siyasetçiler etkin olmuş maalesef! Bizatihi geriliğin sebebi siz ve sizi gibiler sayın avukat!  Seriklinin üzerindeki en büyük kambur, siz ve sizin gibiler.

Haddini bilmeyene haddini bildirmek yetime kaftan giydirmek gibidir, derler! Bana bulaşarak haddinizi epey aşmışsınız. Bilimimi  de ölçmüş biçmiş bir karar vermişsiniz. Doktoramın hırsızlık  (hırsızlık)  olduğunu da yazmışsınız.

Bak avukat efendi,merak etme,  o konuları araştıran çok sahtekâr oldu yıllar önce! Hem de üniversite de! Bir adama güçleri yetmiyorsa, yazdıklarını araştırarak açık bulmak ve oradan saldırmak akademik sahtekârlık mafyasının adeti ve sünnetidir. Ama ben doktora tezini yayınlayamayan ilim adamlarından değilim!  Doktora tezime bir kitap (bir bölüm ) daha ekledim ve yayınladım. Her şey açıkta yani gizli saklı hiçbir şey yok.

Avukat olduğu rivayet edilen Rasim  Efendi; Madem dert ettin, bu kadar merak ettin, doktora tezimi içeren eserimi sana tanıtayım da araştır. Eserin birinci bölümü doktora tezidir, ikinci bölümü ise Atatürk Dönemi’nde görev yapan 175 valinin biyografisini içerir. Bu eser, dünyanın en önemli üniversite ve kütüphanelerinde bu ülkeyi temsil etmektedir. Örneğin Harvard üniversitesinin, Chicago ve Toronto üniversitelerinin kütüphanelerinde vardır. ABD Kongre Kütüphanesinde de vardır. İngiliz Milli Kütüphanesinde Alman Milli Kütüphanesinde ve Oxford dahil belli başlı üniversitelerin kütüphanelerinde vardır. Ülkemizde başta milli kütüphane olmak üzere ulusal kütüphanelerde ve üniversite kütüphanelerinde de mevcuttur. Çünkü alanında tektir.

ŞİMDİ SANA DÜŞEN RASİM DEMİRKAN. ZERRE KADAR ŞEREFİN VARSA, BENİM ESERİMİN HIRSIZLIK YANİ İNTİHAL OLDUĞUNU ISPAT ETMEKTİR.

Araştırmaya meraklı isen bazılarının kütüphane numaralarını aşağıda verdim. Git ve iddianı ispat et. İşkembeden atmakla olmuyor bu işler!

Library of Congress (U.S.A) Catalogue Key: 2001073583‏

University of Toronto Catalogue Key: 4581041

University of Harvard Catalogue Key: HX7RTU

University of Chicago Catalogue Key: DR592.A1B34 1998

İşte böyle çok bilmiş Rasim Efendi! Bilesin ki  bu ilim aleminde benden çalan çoktur, ama benim satırına tenezzül ettiğim hiç kimse yoktur. Aklında bulunsun!

Bilim adamlarına böylesine adi iftiralarla saldırmak sizin gibilere mahsus bir özellik olsa gerek. Böyle hakaret ve iftiralarla zerre kadar kadar tanımadığınız insanlara saldırmak size şeref kazandırmıyor, bilesin.!

Siz ve sizin gibiler beni hırsızlıkla suçluyor ya. Anlaşılır gibi değil!  Bu ne cüret bu ne cesaret? Bu nasıl bir bir bönlük?

Bu durum bana bir fıkrayı hatırlattı.  İki âma dolma yiyormuş. Biri diğerine  “ dolmaları çift çift yeme”demiş, diğeri,  “ulan sen kör ben kör, nerden biliyorsun benim çift çift yediğimi” deyince, diğeri cevap vermiş;  “ben çift çift yiyorum da ondan biliyorum!”  Durumunuz tam da budur!

Sahibi tarafından maaşa bağlanan sahibinin sesi, şerefi tartışma konusu iftiracı bir siyaset esnafı bana “Paralı besleme ve kemik yalayıcısı bir köşe yazarı” isnadında bulunmuştu. Şu anda bu fiilinden dolayı yargısal işlemleri devam ediyor. Ona aynen şöyle cevap vermiştim. “…Köpek olmadığım için kemiklere hiç ilgi duymadım. Nasıl yalanır, yenilir ve yutulur  hiçbir fikrim yok. Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama, böyle bir fikir ancak kemiğe zaafı olan  köpeklerin aklına gelir!  Kemiğe karşı motivasyonu  olmayanların  yemek, yalamak, kemirmek nereden aklına gelsin?!”..

Hırsızlık düşüncesi olmayanın doktora tezimin çalıntı olduğu düşüncesi aklına nereden gelsin sayın avukat?

            Her türlü yanlış işin içinde isminiz geçiyor, Rasim Bey! Hakkınız da Pınar Yapı kooperatifinden 1.294.353 EURO yolsuzluk iddiası var. Şu haber linkinden okudum.   http://www.akdenizmanset.com.tr/ozel-haber/bilirkisiye-suc-duyurusu-h152084.html

Yani  hakkınızda yolsuzluk iddialarını yakından biliyorum. Yine hakkınızdaki FETÖ iddialarını da biliyorum. Bu konu da Serik’te saygıdeğer bir hocam bir hukuk savaşı veriyor.  Nedense ben sizinle hukuk savaşı veren bu hocaya inanıyorum da, sizin gibi cezaevi ziyaretleriyle meşhur  avukat olduğu rivayet edilen şahsa inanmıyorum. Neden acaba?

Sonuç olarak Sayın DEMİRKAN siz ne derseniz deyin. Hangi iftirada bulunursanız bulunun. Hangi hakareti ederseniz edin. Sadece kendi seviyenizi ve  bu ahlakınızla size değer veren çok küçük bir azınlığı etkiliyorsunuz. Benim bu belediyedeki hizmetlerimi ve çalışmalarımı bilenler bilir. Ben Türk Milleti’ne hizmet ediyorum. Ucuz Seriklilik edebiyatıyla kendiniz gibileri etkileyebilirsiniz. Serikliyi sizin şahınızla özdeşleştirmiş olsaydım, burada bir dakika bile durmazdım. Serik’te çok iyi insanlar tanıdım. Hiçbiri size benzemiyor! Ben Serikliye de memleketime de hizmet ettim. Kamunun hakkını ve Seriklinin hakkını korudum. Beni tanıyanlar nasıl koruduğumu bilir! Sizin gibi çok adam geldi belediyeye kovaladım gittiler. Kamu malını sonuna kadar korudum. Beni bu tür iftiralarla, hakaretlerle yıldıracaklarını zannedenler yanılırlar. Siz de yanıldınız. Yanıldığınızı ileri tarihlerde daha da iyi göreceksiniz. Bunu ilk gören siz değilsiniz. Benim kişisel tarihim bu gerçeği geçte olsa görenlerle doludur. Herkesin bir öğrenme şekli var. Böyle böyle anlayacaksınız!   Haddinizi bileceksiniz, bilmezseniz öğreneceksiniz.

Bir daha aynaya baktığınızda gördüğünüzü bana veya  belediye başkanına isnat etmeye kalkmayın. Bakın aynaya namuslu ve lekesiz bir adam mı görüyorsunuz? Yoksa kooperatif yolsuzluklarına adını karışmış, cezaevindeki insanları serbest kalma karşılığında  iftiraya ikna etmeye çalışan, özgürlükleri elinden alınmış, dışarıyla irtibatı kesilmiş  tutuklu insanların zor durumundan istifade ile namuslu insanlar hakkında suç uydurmaya çalışan, namuslu insanlara pislik bulaştırmaya çalışan bir insan sureti mi görüyorsunuz? 

Serikliyi de aptal yerine koymayın, Rasim Bey! Halk sizin algı operasyonlarınızı yakinen biliyor. Bu halk herkese bir not vermiştir. Artık  seçim zamanı geldi.  Yiğitsen çık halkın önüne kaç kalibrelik adamsın halk nezdinde notunu gör. Çıkabileceğinizi sanmıyorum.  Zira sizin temsil ettiğiniz tür siyasetçilerin modası çoktan geçti. Hadi geçmiş olsun.

0
0
0
s2sdefault
powered by social2s